İnsanların en çok önemsediği konulardan. Kişilerin kendisi gibi olmasına engel olan bu soru, elalem diye nitelendirilen ve akraba, arkadaş, eş-dost topluluğundan oluşan yabancı insan grubunun düşüncelerine göre yaşamayı empoze eder. Mesela bence Derya Uluğ; "ya biz şimdi o kadar göz önündeyiz, şehitler için bir şey yapmazsak elalem ne der?" diye düşünmüş ve sonucunda (bkz:derya uluğ’un mehmetçik için şarkı bestelemesi) gibi bir garabet ortaya çıkmıştır.
Özentilik, marka takıntısı ve lüks meraklılığının ana sebeplerindendir. Özellikle kadınlar tarafından daha çok önemsenen 'elalem ne der' hususu kişilerin özgürlüklerini kısıtlamaktadır.
Bir de annelerin komşu çocuklarını bize örnek göstermesi de ayrı bir sorundur. "Bak Remziye'nin oğluna..." diye başlayan cümleler insanın sinir hücrelerini uyarmaktadır.
Kınanma korkusundan doğan bir soru. Elalem ne der diye düşünerek hayatlarını başkalarının istediği gibi yaşayanlar her zaman bir adım geride kalır. Oysa o elalem sizin onları düşündüğünüz kadar sizi düşünmemekte ve yaptığınız fedakarlıklar onların umrunda olmamaktadır.