psikiyatrların en fazla reçete ettiği farmakolojik ürün. çoğunlukla sizi 5-10 dakika dinlerler, daha doğrusu dinliyormuş gibi yaparlar ve hemen bir reçete hazırlayarak bu minik haplardan kaç tanesinin adını biliyorlarsa (!) sıralayıp gönderirler. eğer prospektüs okuma gibi bir alışkanlığa sahipseniz o antidepresanlarıağzınıza süremezsiniz. çünkü beyninizde çok kötü kimyasal değişimlere sebep olabileceğine ikna olur, sadece size yanlış ilaç veren (!) doktora sövmekle yetinirsiniz. bağımlılık yapma riski bulunan bu ilaçlar, ne yazık ki ülkemizde -hele ki bu dönemde- yaygınolarak kullanılmaktadır. ilk birkaç haftalık süreçte sersemliğe, uyku hâline, böyle mal gibi dolaşmaya falan sebep olsa da bunlar geçicidir. vücudunuz ilaca bağışıklık kazanacak ve artık 2'şer 2'şer veya 3'er 3'er götürme ihtiyacı hissedeceksinizdir. çünkü alıyorsunuz fakat tırt, hiç etki etmiyordur. o raddeye ulaşabilmek için uzun süreli kullanım şarttır. ama şu da unutulmamalıdır ki antidepresan yalnızca bir vesiledir. asıl işin beyinde bitirilmesi lâzımdır. ayrıca kilo aldıracağı da inkâr edilemez bir gerçektir.