Ankara'nın en önemli ilçelerinden. Ankara'nın Çankaya'dan sonra gelen ikinci büyük ilçesi Keçiören'dir. Çubuk Çayı, bu ilçeyi 2 bölüme ayırmaktadır. Mecidiye semtinin nostaljik bir havası vardır. Ayrıca Keçiören denilince Piyangotepe, İncirli ve Etlik semtlerini de unutmamak gerekir.
korkak, âciz ve zavallı insanların başvurduğu eylem. onlar umutların serî katilleridir. size güvenen insanı yarı yolda bıraktıysanız, bir gün sizin de yolda kalacağınız garantidir. çünkü yarına kalır yanına kalmaz, imhâl olur ihmâl olmaz demişlerdir. yani sana mühlet verilir, ancak unutulmazsın; hak ettiğin karşılık bir gün seni bulur demektir. umut verdiğiniz insanı terk ederek kalbini paramparça etmeniz kolaydır. ancak onu tekrar eski hâline getirmeniz imkânsızdır. kırılan cam ne kadar yapıştırılsa da kırıldığı belli olacaktır. umutların protezi yoktur! hayaller tuvalet kağıdı değildir. ufalanmasın diye iki kat kullanamazsınız.
saadet partisi genel başkanlığını yürüten kişi. ayrıca madımak olayları sırasında sivasın belediye başkanlığını yapmıştır.
Bisiklet denilince ilk akla gelen, en çok tercih sebebi olan ve bunu da hak eden markalar bütünü. fiyat performans ürünleriyle bisiklet sektöründe öne çıkan bu markalar şu şekildedir:

Trek
Giant
Scott Sports
Santa Cruz
Santa Cruz
Cube
Orbea
Merida
Specialized
(bkz:çankaya) ilçesinde, Cebeci semti sınırları dahilinde bulunan bir yer. Manzarasını seyretmeye doyum olmaz. 1970 senesinden bu yana hizmet vermektedir. Ortalama 130 bin metrekarelik bir alanı vardır.
Genelde çocukların elde edebildiği başarı. Herkesin kolay kolay yapamadığı bu eylem aslında hayatı yaşanabilir kılan en önemli şeylerden biridir. Tabii sabahtan akşama kadar İnstagram'dan çıkmazsanız, story'lerle kafayı yerseniz, küçük şeylerle mutlu olmanız pek de mümkün değildir. 'Falancanın bu 19. sevgilisi oluyor, ben daha bi siftah bile yapamadım.' diyenler, 3 kuruş fazla ödememek için Gratis, Watsons ve LC Waikiki indirimlerini gözü yaşlı (!) bekleyenler, her gün dolardan girip enflasyondan çıkanlar küçük şeylerle mutlu olmaktan uzaktır. ama küçük şeylerle mutlu olmayı bilmeyen insan büyük mutlulukları da hak etmiyor demektir. hatta acı duyabilmek bile mutluluk sebebidir. çünkü acı duyusu olmayanlar, bir yeri kanasa onu hissedemeyenler de vardır. Unutabilmek bile mutluluk sebebidir. Mutlu olabilmek için zengin olmayı bekleyenlerdenseniz öyle görünüyor ki daha çok bekleyeceksiniz demektir.
Ankara'daki gezilesi, görülesi yerlerden biri. Atpazarı semtinde bulunmaktadır. Yolu düşenler uğramadan gelmesin derim, Ankara'da yaşıyorsanız zaten uğrayın.
kısaca yaptığın işin finish olması, başka bir ifadeyle game over moduna girmektir. eğer işe yeni girdiyseniz, başınıza gelen bu trajik olay sizde şok etkisi meydana getirir. eğer zaten her gün 'işine de parasına da' diyerek yola çıkıyor, ne zaman akşam olacak diye saatleri sayıyor ancak mecburiyetten dolayı o işte çalışıyorsanız kovulmak size buruk bir sevinç yaşatır. (mı acaba) yoksa 'nâneyi yedik, pandemi de var, nasıl iş bulacağım' düşüncelerine mi sevk eder? bir de işten kovulmak olayı bazı kişilerin 'istifamı verdim çektim geldim' şeklinde palavra atmasına sebebiyet verir. 'hayır yani kovulmasaydım ben çıkacaktım' vb. şeklindeki teselli sözcükleriyle kendilerini avutan bu insanların beyninde bir taraftan 40 tilki dönüyor, oluşan bu boşluğu en kısa sürede nasıl dolduracaklarını düşünüyorlardır. işten kovulma ile başlayan 'yeni iş bulma' sürecinde kariyer.net ve benzeri platformlarda sayfayı 5554 kere refresh etmekten bıkmak, ona buna ağız eğip iş bulması için tavassut etmesini istemek, işsizlik başına vurup saçma sapan tv programlarıyla vakit öldürmek, cv gönderip geri dönüş alamamak, iş başvurularına çağrılıp 'biz sizi arayacağız' diyerek geri dönderilmek gibi semptomlar yaşanır.
Hain İdlib saldırısının ardından Türkiye'nin uygulamaya başladığı politika. Bu kapsamda göçmenlere kapılar açılmış ve mülteciler ülkemizi terk etmeye başlamıştır. Fakat Yunanistan bu durumdan dolayı oldukça tedirgin olmuş ve ses bombaları ile göçmenleri geri döndürmek istemişlerdir.
2 hafta önce kanal d'de başlayan, her zamanki gibi bir romandan uyarlanma, senaristlerin kendi kafasından üretmek, orijinal bir şeyler ortaya koymak yerine kolaya kaçarak kitaptan diziye çevirdikleri bir hikâye. nâlân ve sedat çiftinin yıldırım hızıyla başlayan ilişkisi üzerine kurulu bu diziyi izlerken sonraki bölümlerde şok üzerine şok geçireceksiniz. ama spoiler yemek isteyenlere bir iyilik yapacak olursak şunu söylememiz mümkündür ki; feride nâlân'ın annesi değil, babası da onun babası değildir. onlar nâlân'ın anneannesi ve dedesidir. nâlân'ın annesi kendi öz erkek kardeşinin tecâvüzüne uğramış, nâlân doğmuştur. yani zavallı nâlân aslında öz dayısının çocuğudur. bu gerçeği, babası sandığı kişi ölünce öğrenecektir.
(bkz:beypazarı güveci) kadar güzel olan bir başka Ankara lezzeti. Tabii Ankaralıların bazıları sevmese de genel olarak çok sevilmektedir, ne demişler istisnalar kaideyi bozmaz. Olsa da yesek dedirten türdendir.
türkiye'nin kalbi, beyni, akciğeri olan ankara hakkında söylenen fakat onun değerini anlatmak konusunda yetersiz kalan cümleler bütünüdür. (!) en kısa söz olarak 'ankara bir sevdâdır' demekle yetinilebilir. kızılay meydanı, tunalı hilmi caddesi, kuğulu park, Eymir ve Moğon Gölleri, tuz gölü, Nallıhan Kuş Cenneti ve çok daha fazlasını sözlere sığdırmak mümkün değildir. hele bağlum, insanı mânevî atmosferiyle başka dünyalara götürür. beypazarı kurusu ve beypazarı güveci, ankara tavası ve ankara'yı gurmeleri kıskandıracak bir şehir hâline getirince bu şehre 'türkiye içerisinde küçük bir ülke' sıfatını yakıştırmak doğru olur. ankara olmazsa hayatımız 0'ın 6'ında demektir! siz bir denizsiniz, o ankara'dır. işte hasret budur. ankaralılar için, 'her yer ankara' değildir. çünkü her yerin ankara kadar güzel olması mümkün değildir.
akıllara (bkz:onbaşı kebap)'ı, (bkz:mezzaluna)'yı ve (bkz:)özsüt[/bkz[ü getiren caddedir. taşındığım sıralarda (200'lar) doğru dürüst yolu dahi olmayan, evime yürürken karanlıktan dolayı önümü bile görmediğim, sokak köpeklerinden geçilmeyen bir caddeyken geldiğimiz noktada son derece gelişen bir caddedir.
An itibariyle farkettiğim durum. Sahibinin tutuklanmasından dolayı Odatv'ye erişim engeli getirilmiş ve BTK tarafından engellenmiş. Şu an siteye ulaşılamamaktadır ve herkes Odatv neden yasaklandı? Odatv kapatıldı mı? sorularının cevabını araştırmaktadır.
İBB başkanı. geçen günlerde yaptığı istanbul ölüm oranları açıklamasıyla dikkat çekmiştir. İstanbul'da geçen yıllara göre bu yıl -35 daha fazla ölüm olduğunu söylemiştir.
13 Mayıs itibariyle başlayıp 15 Mayıs tarihinde sona erecek olan 3 günlük zaman dilimi. tabii ki anlam ve önemi bundan ibaret değildir. Müslümanların iki bayramından biri olan Ramazan bayramı oruç tutanlar için bir sevinç vesilesidir. oruç falan bilmemesine rağmen iftar sofrasına herkesten önce oturanlar, bayram gelince de herkesten önce bayram yaparak pişkinliklerini sergilemeye devam ederler. Müslümanlar Ramazan bayramında birbiriyle tebrikleşir, bayram namazı kılar, fitresini vermeyen fitre verir. Ayrıca Ramazan bayramında erken kalkıp gusül abdesti almak, tatlı bir şeyler (örneğin hurma) yemek tavsiye edilmiştir. Hurmayı da 1, 3, 5, 7 gibi tek sayılarda yemek dînen müstehaptır, iyi olur. Bayramda bayram edemeyenler hatırlanmalı; fakirler, kimsesizler, öksüz ve yetimler, şehit yakınları da unutulmamalıdır.
2021'de üretime gireceği ve 2022'de trafiğe çıkacağı bildirilen elektrikli yerli araç. TOGG (Türkiye'nin otomobili girişim grubu) tarafından yürütülen bir proje olup Türk halkının takdirlerini kazanmaktadır.
ilişkinin yürüyebilmesi için gereken temel ihtiyaçlardan biri. insanın gıdâsı yemek ise, aşkın gıdâsı da romantizmdir. romantizm ile beslenmezse nalları dikecektir. ancak herkesin romantizm anlayışı farklıdır. kimine göre teknede, kimine göre lüks bir restoranda, kimine göre ev ortamında gerçekleştirilebilecek olan romantizm, para işi değil samimiyet ve ince ruh işidir. 14 şubat'ta romantizm ayağına inek hediye eden bile duymuşken, romantizm adına yapılan garipliklere çok şaşırmamak gerekir. kimileri romantizmi spot lambaları ve disko ışıkları altında ararken, kimileri de loş bir yatak odasında bulacağını düşünür. bazılarına göre o, yüzyıllar öncesinde yazılmış aşk romanlarının sayfaları arasında kalmıştır. bazılarına göre sen çal kapımı ve benzeri antin kuntin dizilerdedir. romantizme dikkat edilmezse aşkınız hastalanır, meydana gelen komplikasyonlara müdahale edilmediği takdirde sizlere ömür olur. sonuçta kimse, kendisine hayvan gibi davranan, kaba, hödük biriyle birlikte olmak istemez.
aslında ağız, burun, yanak, kaş-göz gibi organ ve dokulardan meydana gelen bir cildi olmasına rağmen; utanmasını, hicâb duymasını, hani böyle bazen 'ne yapıyorum ben ya?' demesini sağlayacak bir yüzü olmayan yaratıklardır. yüzlerinin yerinde âdeta bir kauçuk vardır. onlara hiçbir şey işlemez, tükürseler kâr etmez. aslında onlara tamamen yüzsüz demek yanlıştır. bilakis, onların her insanla konuşurken taktıkları, değiştirip değiştirip kombine olarak kullandıkları bir sürü yüzü vardır. onlar bitcoin safiye gibidirler. birine başka bir yüzle, ötekine başka bir yüzle giderler. yüzsüz insanlar yüzünden, yüzümüzü asmamamız gerekir. (!) onların derisini yüzseniz pislik içinde yüzmekten vazgeçmezler. (ünlü-ünsüz benzeşmesinin en somut örneklerinden birini sergilediğim bu yazıya son verirken tüm insanlığa mesajım şudur: zaten maske takmak zorundayız. çıkarın artık maskelerinizi!)
corona nedeniyle işsiz kalan milyonlarca kişiden biri olan Ahmet Karakeçi tarafından, intihar etmeden önce bırakılan not. İnsanın kelimelerini boğazına düğümlemekte, söylenecek hiçbir söz bırakmamaktadır. İnsan diyecek bir şey bulamasa da bunun sorumlusu kim? buna sebep olanların sonu acaba ne olacak? diye sormaktan kendini alamamaktadır.

görsel
Bu sene pazara denk gelen gündür. Bence anlam ve önemi yoktur. 8 Mart'ı kadınlar günü olarak kutlamak(!) şiddet mağduru kadınlara, çocuğunu kaybeden annelere, annesi gözlerinin önünde öldürülen çocuklara bir fayda sağlamamaktadır. Bence bu tarz günler, sevgililer günü ve yılbaşı da dahil, emperyalizmin dayatmasıdır.