Kokoreçin 160 liraya kadar çıkması olayı. Yapılan zam Türkiye'nin gündemine düşmüştür. Bu ise kokoreç sevenleri son derece üzmüştür. Çeyrek 10 TL iken 12 TL olmuştur tabii ki her kokoreçcide fiyatlar değişiklik gösterecektir.
kötü alışkanlıkların başlangıç cümlesi. insanın kendi kendini avutma yöntemidir. öte yandan kendisi batakta olan ve başkalarını da oraya çekmek isteyenler tarafından ısrarla telkin edilir.
Whatsapp'ta, Facebook'ta vb., attığınız mesajı karşı tarafın okuyup dönmemesi durumu. insanın sinir katsayılarını en çok yükselten bu uygulama, sevgililerin ayrılma, evlilerin boşanma, dünürlerin kavga etme, elti ve görümcelerin birbirine girme, aşırı dozda kıskançlık sebebidir. 'yoğundum, tam yazacaktım şarjım bitti (?), ben okumadım bizim çocuk telefonla oynarken o açmış' gibi yalanların doğması da bu yüzdendir. son görülmesi kapalı olduğu halde okundu bilgisi açık olan kişi, sigara içmediği halde nargile içen kişiye, diyet yaptığı halde big king yiyen kişiye, 'ben erdoğancı değilim akpartiliyim' diyen kişiye benzer. eğer hem last seen hem de okundu bilgisi kapalıysa o iyice kendini bir halt sanıyor )!) demektir. görüldü olmasın diye üstten bakanlar da çoktur ama eğer 2 veya daha fazla mesaj geldiyse bu yöntemi gerçekleştirmek mümkün olmayacaktır. çünkü içinizdeki merak, sizi o mesajı açmaya teşvik edecektir ve siz, ona yenik düşeceksinizdir. okuyup cevap yazmamak, sana destan gibi yazan insana emoji ile cevap vermek kadar kötüdür.
her zaman züğürtlerin çenesini yoran maddi varlıklar topluluğu. (!) fakirler zenginlerin mallarından konuşmaya bayılır. 'kesin şöyle şöyle yapıyor, çok mal haramsız olmaz, onun gibi pis param olacağına hiç olmasın' ve benzeri sözlerle kendilerini biraz olsun rahatlatmaya çalışırlar. onlara göre zengin olan herkes kötüdür. kendilerinin olmayan her para kirlidir. 'fakir ama gururlu' takılmaya çalışan bu tipler kendilerine böyle telkinde bulunsalar da; ellerine para geçtiği zaman düşünmeden harcayacak olanlar da yine onlardır. parası olmayan herkes iyilik âbidesidir. 'param olsaydı şöyle şöyle yardım yapardım' diye mütedeyyinlik taslayan pek çok insan, paranın kokusunu 100 metre öteden alınca birden değişir. halbuki onlar, maldan konuşmanın mal kazandırmayacağını düşünerek 'nasıl bu kadar kazanıyor?' sorusuna değil de 'ben nasıl o kadar kazanırım?' sorusuna odaklanmaları gerekir.
Ülkemize ve insanlığa hizmet edecek, bilimin ve insanlığın geleceğine yön verecek, güncel sorunlara duyarlı, ülkemize ve topluma yol gösteren bir üniversite olma hedefini merkeze koyduğunu belirten üniversite.
(bkz:çankaya) ilçesinde, Cebeci semti sınırları dahilinde bulunan bir yer. Manzarasını seyretmeye doyum olmaz. 1970 senesinden bu yana hizmet vermektedir. Ortalama 130 bin metrekarelik bir alanı vardır.
Monitörlerin ardında yaşanan dijital bir aşk. İnternette başlayıp kısa bir süre içinde yine internette son bulur. Bu aşkı real hayata da yok değildir ancak genelde hep sağlıksız yürümekte ve kısa sürede yaşamını yitirmektedir.
Ankara'nın tadına doyum olmayan muhteşem yöresel yemeği. Kuzu etinden yapılıyor ve ağızda dağılıyor, yapılışı zahmetli olsa da buna değer doğrusu. Ankara'yı Ankara yapan harika bir lezzettir kendisi.
eskiden okul kantinlerinde bol bol satılan, ama adını ilk kez duyan kişinin kendini sorgulamasına, hayatını gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçirmesine (!) yol açan tostumsu şey. öyle ya, 'tost var mı' sorusu karşısında 'yengen var, vereyim mi?' cevabını almak sizde büyük bir travma meydana getirecektir. beyninize sağdan soldan üşüşen düşünceler adama kafa-göz dalmak veya 'ne? ne var ne var?' diye birkaç kez sormak şeklindeki iki seçenek arasında kararsızlık yaşamanıza neden olur. babagannuş, sandal sefası ve genç kız rüyası gibi ilginç yemek ve tatlılar arasında kendine özel bir yer edinmiş olan yengen olsa da yesek diyenler eminim ki vardır. ama yengen kelimesinin bilimsel tanımı şöyledir: 'bir insanın, amcasına veya dayısına, onun eşini gösterip 'dayı/amca? bu kim?' sorusunu yönelttikten sonra alacağı cevaptır: yengen. ya da ağır abi takılan bir insanın yanındaki kadını kastederek bu kim diye sual ettiğinizde size verilecek yanıttır: yengen. (o benim yengemse sen de abimsin demektir. sen kimsin de kendini benim abim mertebesinde görüyorsun? sen kendini ne sanıyosun ya?) diye başlayacak bir kavga, tüm atmosferi değiştirebilir.
Birkaç gün önce Türkiye'nin gündemine düşen seçilmiş müftü. Yunanistan'da görev yapan bu adam, atanmış müftünün yerine geçip o varken cenaze namazı kıldırdığı için 4 ay hapis cezasına mahkum edilmiş, Mevlüt Çavuşoğlu başta olmak üzere çeşitli siyasiler ve ünlülerden bu karara tepki yağmıştır.
Dün itibariyle Whatsapp'a gelen yeni özellik. Bu sayede geceleri mesajlaşırken gözleriniz yorulmayacak ve batarya performansınızda da iyileşme meydana gelecektir. Yani Whatsapp tarafından açıklama bu yöndedir, umarım öyle olur.
(bkz:çankaya)'da bulunan bir gece kulübü. ivedilikle dj'lerini değiştirmeleri gereken mekandır. müzikleri hakikaten berbattır. ayrıca fiyatları da astronomiktir. eğlenmek için gelinmeyecek türdendir.
psikiyatrların en fazla reçete ettiği farmakolojik ürün. çoğunlukla sizi 5-10 dakika dinlerler, daha doğrusu dinliyormuş gibi yaparlar ve hemen bir reçete hazırlayarak bu minik haplardan kaç tanesinin adını biliyorlarsa (!) sıralayıp gönderirler. eğer prospektüs okuma gibi bir alışkanlığa sahipseniz o antidepresanlarıağzınıza süremezsiniz. çünkü beyninizde çok kötü kimyasal değişimlere sebep olabileceğine ikna olur, sadece size yanlış ilaç veren (!) doktora sövmekle yetinirsiniz. bağımlılık yapma riski bulunan bu ilaçlar, ne yazık ki ülkemizde -hele ki bu dönemde- yaygınolarak kullanılmaktadır. ilk birkaç haftalık süreçte sersemliğe, uyku hâline, böyle mal gibi dolaşmaya falan sebep olsa da bunlar geçicidir. vücudunuz ilaca bağışıklık kazanacak ve artık 2'şer 2'şer veya 3'er 3'er götürme ihtiyacı hissedeceksinizdir. çünkü alıyorsunuz fakat tırt, hiç etki etmiyordur. o raddeye ulaşabilmek için uzun süreli kullanım şarttır. ama şu da unutulmamalıdır ki antidepresan yalnızca bir vesiledir. asıl işin beyinde bitirilmesi lâzımdır. ayrıca kilo aldıracağı da inkâr edilemez bir gerçektir.
Ankara'da bulunan, (bkz:çubuk) ilçesindeki bir park. Ankara ilinin 70 KM kuzey tarafındadır. Yeşilkent mahallesi'nde konumlanmış olan bu parkın her iki yanı da ağaçlar ve yamaçlar ile çevrilidir. Her mevsim ayrı güzeldir.
Ankara'nın ünlü mekanlarından. Hakikaten adından da anlaşıldığı gibi orada kuğular güvenle barınmaktadırlar, orası bununla meşhur olmuştur. Tunalı Hilmi Caddesi'ndeki insanlar burayı çok severler. Adı da içi de huzur vermektedir.
bir (bkz:çankaya) semti. 2000'lere kadar gecekondu bölgesiyken kentsel dönüşüm kapsamında lüks bir semt haline getirilmiştir. (bkz:bülent arınç) ve (bkz:kemal kılıçdaroğlu) gibi ünlü siyasetçilere ev sahipliği yapmıştır. Ufuk Üniversitesi ve çankaya üniversitesi de buradadır. TOBB ETÜ ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi ise buraya son derece yakındır.
İnsanı 40 yıl yaşlandıran, onunla konuşmanın dağı iğneyle delmek kadar zor olduğu kişi. Üstelik onunla aynı evde yaşıyorsanız işiniz daha zordur. Mesela sorumluluklarını yerine getirmeyen ve (bkz:yatarak para kazanmak) istediği için girdiği hiçbir işte dikiş tutturamayan bir eşiniz varsa durumunuz içler acısıdır.
Ankara'nın en önemli ilçelerinden. Ankara'nın Çankaya'dan sonra gelen ikinci büyük ilçesi Keçiören'dir. Çubuk Çayı, bu ilçeyi 2 bölüme ayırmaktadır. Mecidiye semtinin nostaljik bir havası vardır. Ayrıca Keçiören denilince Piyangotepe, İncirli ve Etlik semtlerini de unutmamak gerekir.
Bütün ilaçlara gelmiş olan 'lik fiyat artışı. 19 Şubat tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.Bu yüzden insanlar bazı ilaçları bulmakta zorluk çekmeye başlamıştır.
Sele (Lat.: Sella = Eyer) bisikletle insan arasındaki 3 temas noktasından birisidir. Diğer temas noktaları (bkz:gidon) ve (bkz:pedal)lardır. Bisiklet selesi genellikle bir sele borusuna takılır. Selenin yüksekliği, sele borusunun bisiklet gövdesinden içeri sokulması ya da dışarı çıkarılmasıyla ayarlanabilir.
erkeklerin her yaptığında bir hikmet olduğunu (!) düşünen kişilerin telafuz ettiği söz. kötü kaynanalar tarafından adamı gaza getirmek veya aldatılmış yahut acımasızca dövülmüş bir kadının baba evine sığınması neticesinde bağnaz ailesinin güya ara bulmak, onları barıştırmak için kızına verdiği öğüt. (!)
Köklü bir maziye sahip olan ve Ankara'nın demirbaşlarından olan bir yapıt. Pek çok medeniyet tarafından yerleşim ve savunma amacıyla kullanılmıştır. Yaz aylarında festivallerin gerçekleştiği Ankara kalesi'nin Akkale burcu, Eti Müzesi'ne de ev sahipliği yapmıştır. Ankara kalesini ziyaret ettikten sonra Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni de ziyaret etmeden olmaz