bulunmaz hint kumaşı sözüyle kastedilen, 'kim bulmuş ki biz kaybedelim' cümlesinin muhatabı, genellikle hep masallarda ve dizilerde olduğu iddia edilen, bir ömür sürdüğü ve çıkarsız sevgiye dayandığı için 'gerçek' olarak nitelendirilen kadın-erkek birlikteliği. vikipedi bile böyle tanım yapamaz dedirten bu yarı anlamsız açıklamamdan sonra şu mühim bilgilendirmeyi arz etmem gerekir ki gerçek aşkı bulmak zordur. tasavvufî istilâhta gerçek aşk Allah ve Peygamber aşkıdır. yoksa, dünyevî, mecâzî aşklar 'gerçek aşk, kara sevda' gibi nitelendirmelerden uzaktır. bugün birisi için ölüp biten kişinin, yarın ondan ölesiye nefret etmesi pekâlâ mümkündür. gerçek âşık odur ki sevgilisinden gelen her şeye sabreder ve hiç şikâyet etmez demişlerdir. fakat bu sözü yanlış anlamamalıdır! burada kastedilen allahü te'âlâ'dan gelen belâlara sabretmek ve isyan etmemektir. yoksa sevgilim beni sömürsün, kredi kartımın limitini tüketsin, borca harca batırsın ben sabredeyim demek değildir. ya da eşim beni dövsün ama ben 'kocamdır döver de sever de diyeyim' tarzı bir mantığın aşk değil hastalıklı bir ruh hâli olduğuna şüphe yoktur.

aşk sadece dokunmak ve çiftleşmek olsaydı hayvanlar aşkta master yapardı sözünü unutmamalıdır. (bana aittir.) ama sevdiğin kişi bir başkasıyla mutlu olduğu halde onu yıllardır sevmeye devam ediyorsan, fakat bu sevgini içinde yaşıyorsan sen gerçekten âşıksın demektir.
yapılan iyiliğe teşekkür etmeyip onu görmezden gelmek, daha da kötüsü ona kötülükle mukabele etmek. 'merhametten maraz doğar' sözüne sonuna kadar hak verilmesini sağlayan davranışlar bütünü. küfrân-ı nîmet diye de bilinir. çoğu kişinin bir meslek hâline getirdiği nankörlük, insanın elindekileri kaybetmesine yol açar. şu sözü de hatırlamak yerinde olur: kedinin nankörü başkasına miyavlar, sahibini de tırmalar. nankörler öyle insanlardır ki, kendileri düştüğü zaman onları tutup kaldıran eli ısırırlar. onlar a ok atmasını öğretseniz, ilk nişan alacakları kişi siz olursunuz. onlara göre sadakat sahibi olanlar kılıbık, dürüst insanlar aptal, iyi insanlar da enâyiden başka bir şey değildir. size en çok nankörlük yapacak kişi, en fazla iyilik ettiğiniz kişi olur.
(bkz:çankaya) ilçesinde, Cebeci semti sınırları dahilinde bulunan bir yer. Manzarasını seyretmeye doyum olmaz. 1970 senesinden bu yana hizmet vermektedir. Ortalama 130 bin metrekarelik bir alanı vardır.
ismail türüt tarafından söylenen ve atatürkçüleri, laikleri, imamoğlucuları çok kızdıran söz. söz konusu islam ve akp olunca "düşünce özgürlüğü" diyerek kin kusan çağdaşlar (!), niye yükseliyorsunuz bu bir fikir özgürlüğü dedirten olaydır.
dünyanın en tehlikeli hastalıkları arasında başı çeken durum. tedavi edilmezse kişinin beyni kangren olur. (!) cehalet hastalığının en yaygın semptomları;

-her şeyi bilmek (daha doğrusu öyle sanmak)
-siyaset, din, tıp, teknoloji, ekonomi, sanat, bilim gibi her konuda uzman olmak
- kendisini alâkadar etmeyen şeylere burnunu sokmak
- onun fikrine başvurulmadığı halde hemen maydanoz olup engin fikirlerini dile getirmek
- az dinlemek fakat çok konuşmak
- benim görüşüme göre, bence, böyle düşünüyorum, şöyleymiş, öyle diyorlar, böyle duydum gibi lafları ağzından düşürmemek
cehaletin okuma-yazma bilmemek olduğunu söyleyenler hatalıdır. köyde doğup büyümüş, mektep-medrese görmemiş olmasına rağmen kendini yetiştirmiş insanlar vardır. ancak birçok üniversite bitirmiş, orada burada master-doktora vb. yapmış, bilmem kaç tane diploması ve sertifikası olduğu halde câhil kalanlar çoktur. dil bilmeleri, yurt dışında okumaları kendilerini aydın, münevver, kültürlü yapmaya yetmese de bu insanlar sözü edilen nitelikleri başkalarına üstünlük taslamak için kullanmakta ve kendilerini bir halt sanmakta epey mâhirdirler. oysa menfaatleriyle ters düşen durumlar karşısındaki tavırları, lüzumsuz konuşmaları, pot kırmaları onların gerçek eğitim düzeyini ve bilgi birikimini fazlasıyla ele verir.
her zamankine kıyasla daha çok dikkat etmemiz gereken konu. zira bu ay vücudumuz tüm gün aç kalacaktır. bundan dolayı iftar-sahur arasındaki zamanı iyi değerlendirmek gerekir. fakat bu; mideyi çıfıt çarşısına benzeteceğimiz,, her şeyi doldurabileceğimiz anlamına gelmez. en büyük kural azar azar yemektir. sofrada kuru baklagil de, sebze de bulunmalıdır. kimi zaman balık, bazen tavuk veya et olmalıdır.

iftar yaptıktan hemen sonra yangından mal kaçırır gibi (!) meyvelere veya tatlılara saldırmak yanlıştır. bu da kilo aldıran sebeplerin başında gelir.

tatalı olarak da öyle baklavalar, şöbiyetler, sütlü nuriyeler falan yeme lüksümüz yoktur. eğer 'oram buram çıkmasın, selülitlerim artmasın' diyorsak dikkatli olmamız boynumuzun borcudur. (!)

bu yüzden tatlı tercihimiz sütlü ve hafif tatlılardan yana olursa bizim için en iyisidir.

kalbimiz bize 'haydi söyle' dediği halde yemeksepeti'nden uzak durabiliyorsak biz bir kahramanız demektir!
NASA tarafından gerçekleştirileceği iddia edilen bir hayal. Yerçekimsiz ortamın insan vücudu üzerindeki etkilerini araştırmak üzere denek arayan Nasa, araştırma kapsamında 2 ay boyunca hiç kalkmadan yatmayı kabul edenlere 100 bin lira ödeyecek.
An itibariyle farkettiğim durum. Sahibinin tutuklanmasından dolayı Odatv'ye erişim engeli getirilmiş ve BTK tarafından engellenmiş. Şu an siteye ulaşılamamaktadır ve herkes Odatv neden yasaklandı? Odatv kapatıldı mı? sorularının cevabını araştırmaktadır.
Ankara'nın karşıt görüşlü öğrenciler cemiyetidir. Orta Bahçe denilen yerindeki tartışmalar, haberlere sıkça konu olmuştur. Uzaktan şöyle bir göz ucuyla bakarak okul tatil mi değil mi anlayıverirsiniz, tatillere bayılıyorsanız burası size göredir zaten.
(bkz:çukurambar)'da besa kulenin alt tarafında bulunan bir mekan. gece kulübü değildir, meyhane hiç değildir. eskortlar, egzozcular, hanzolar, nargileciler her bir şey vardır. bir daha ne giderim ne de giden biriyle muhatap olurum.
en az 5-10 senedir çıkan sevgililerin hâlâ neden evlenememiş olduklarına dair, kendilerince benimsedikleri ve birbirlerini avutmak amacıyla kullandığı iki kelime. 'evlilik ne zaman?' diye soranlara karşı cevap olarak hazırladıkları bu cümleye kendileri bile inanmazlar. çünkü ciddi düşünseydik bu zamana kadar aksiyona geçerdik diye için için düşünürler de kendilerine itiraf edemezler. nedense o ciddi düşünceler asla ciddiye binmezler. ciddiyetsiz bir şekilde takılan bu insanların amacı evlenmek değildir. tamam; birbirini tanımadan yıldırım hızıyla evlenmek de olmaz ama bu sevgililik mevzusunu ayvalık tostunun içindeki kaşar gibi uzatmaya da gerek yoktur. siz bunun ne kadar iğrenç bir espri olduğunu bırakın, uzatmaları oynadığınızı kabul edin, sizin için daha mantıklıdır!
çocukluğumun geçtiği caddedir. (bkz:palet pastanesi)'nin az poğaçasını yememişimdir. Eskiden tek tük mekanlar varken zamanla epey gelişmiştir. hakkında isminin mansur yavaş tarafından (bkz:macaristan caddesi) olarak değiştirildiği yönünde haberler uydurulan caddedir.
(bkz:ankara)'nın [/bkz]çankaya[/bkz] ilçesinde bulunan, şehrin şahsına münhasır mekanı. dış mekanda sohbetlere, iç mekanda eğlenceye doyamazsınız. eski-yeni müdavimleri oradan kolay kolay vazgeçemez. değişik bir ambiansa sahip. eskiyeni'nin spesiyali olan ciğer tava bambaşkadır. gösterişli de değil, salas da değil.
mal youtuber'dır. bu kendi tanımıdır. mal olduğunu kabul etmesi de büyük bir adımdır. yaklaşık 11 saat boyunca enes batur, batur enes, enes enes, batur batur deyip duran bu (kendi tanımıyla dikkat çekerim) mal youtuber, hedeflediği gibi gündem olmayı başarmıştır.
ankaralı olmanın bir üst varyantasyonudur. ankara'lı değil de ANGARA'lı olmak, bir ayrıcalıktır, Ankara'ya gönülden bağlı olmak demektir, Ankara'yı avucunun içi gibi bilmek, Ankara'yla bütünleşmiş olmak demektir. Angaralı'lara buradan saygılar...
2010 yılından bu yana Ankara'nın eğlence ve gezi anlayışına yön vermeye devam eden nadide oluşum. Kurulduğu günden bu yana Ankara etkinlikleri kendisinden sorulur. Yola çıktığı ilk dönemde liselere öğrenci partileri ve bahar şenlikleri gibi organizasyonlarla hizmet veren Event312, çok geçmeden Ankara'lıların gözdesi olmuş ve tüm Ankara'ya nam salmıştır. 2010 yılından itibaren düzenlediği günlük turlara 2011 yılında konaklamalı turları da eklemiştir. Faaliyetlerini hız kesmeden sürdüren Event312, çok kısa sürede geniş kitleler tarafından benimsenmiş ve eğlence, gezi, etkinlik kavramlarının çağrıştırdığı ilk isimlerden biri olmuştur.
Türkiye'nin en büyük hayvanat bahçesine ve devlet mezarlığına sahip olan bir alan. 1937 senesinde hazineye bağışlanmıştır. (bkz:yenimahalle) ilçesindedir.
Mahalle mahalle gezip yardım dağıtmasıyla meşhur ünlü zengin. Çeşitli semtleri tek tek dolaşarak çocuklara para dağıtması, evlerin önüne içi 1.000 TL ile dolu zarflar bırakmasıyla meşhurdur. Yüzünü göstermeyen ve kim olduğu bilinmeyen bu esrarengiz hayırsever en son sınırda yemek dağıtırkan görüntülenmiştir.
insan familyasının tehlikeli bir alt türü. araştırmalara göre onlar her yerde yaygın olarak bulunurlar. bu popülasyonun en çok görüldüğü bölgeler; liseler ve üniversitelerdir. ancak şimdi onların yaşam alanı evler olmuştur. fakat pandemi süreci onların etkinliğinde belirgin bir azalmaya yol açmamıştır. (!) çünkü onlar her zaman fonksiyonlarını yerine getirirler. örneğin tiktok'ta fenomen olmak uğruna saçma sapan videolar çekerler, enes batur veya benzeri bir mahlukat (!) hayranlıkları vardır, hatta onlardan birine benzemek, viral olmak gâyesiyle çeşitli kepâzeliklere imza atmaktan geri durmazlar. çünkü youtuber olmak bunu gerektirir. (istisnâlar bunun dışındadır.) z kuşağında gözlemlenen en yaygın davranış tiplerinden biri de anne-babalarına karşı saygısızlık, aşağılama, her şeye bir başkaldırı, bir isyan, bir sagopa kajmer/teoman hâlet-i rûhiyesi hâkimdir onlarda. hele zaten siyâsî konularda engin bilgi sahibidirler. klavye başında vatan savunuculuğu yaptığını sanan da, klavye arkasında olmanın verdiği rahatlığa dayanarak istediğine sallayan da çoktur. 2000 yılından sonra doğan nesil olarak tanımlanan z kuşağı için başka bilimsel (!) tanımlar yapılmış olsa da kabul edilen görüş budur. çoğu kişinin kendilerinden ümitli olmadığı z kuşağı, bazılarına göre bugünün yarını, geleceğimizin teminatıdır. oysa z kuşağının sonraki kuşaklara faydalı olabilmesi için önce kendine faydalı olması gerekir. bunun için de eğitim sistemine ve ebeveynlere büyük görev düştüğü muhakkaktır. yoksa z kuşağını tamamıyla günah keçisi îlân etmek yanlıştır.
13 Ocak 1994 yılında Ankara'da Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından kurulmuştur. Türkiye'nin ilk vakıf üniversitelerindendir ve yıllık akademik yayın sayıları açısından Türkiye'nin önde gelen üniversiteler arasındadır.
Her şeyin en kötüsünü düşünen, sürekli insanları demoralize etmekten zevk duyan, depresif, pesimist ruhlu insan. Ona iyi bir haber verseniz, moralinizin içine etmesi saniyeler sürer. Kötü bir haber verseniz, bu sefer sizin Karadeniz'de gemilerinizi iyice batırır, hatta gömer. Başıma şu şu geldi deseniz sizi karamsar söylemleriyle öyle bir etkiler ki, 'bundan daha kötü ne olabilir ki ya?' diye düşünür, sizden daha berbat durumda hiç kimsenin olmadığını sanarsınız. O felâket tellalları ağzını hayra açmayı bilmez. Çünkü şom ağızlıdırlar. Hele bir bakışları vardır ki, karşısındakine nazar değsin de yıkılsın isterler. (Abartı değil, gerçekten böyleleri vardır.) Herkese gülücük dağıtan bir insan olmak da zararlıdır ama bu felaket tellalları telefonun arka planında çalışan 1 GB'lık uygulamanın interneti yeyip bitirmesi gibi yer bitirir insanın iömrünü.
Kanser hastasıyım diye sosyal medyayı ayağa kaldıran bir kadın için atlayıp İzmir'e giderek gitarıyla ona şarkılar söyledikten sonra kanser olmadığını öğrenen haluk leventi'n yaşadığı durumdur. Bu insanlar ne cesaretle böyle yalanlar söyleyebiliyor anlamak zordur




önce bahçeli'de, daha sonra (bkz:tunus caddesi) ve kızılay'da şube açmış olan, 2010 yılından beri ankara'da en çok gittiğim mekanlardandır. dekorlarına ve menülerinin hazırlanışına bayılırım. hele biga köftesini ne zaman görsem çocukluğuma dönerim. evimin mutfağından farkı yoktur. her gittiğimde dr.pepper içmeden dönmem.